Giriş
Ölüm sizi her an yakalayabilir.
Kimbilir o an, belki de şu andır ya da size çok yaklaşmıştır.
Belki de bu satırlar ahlakınızı yeniden düşünmeniz
için ölümünüzden önce size tanınmışson bir fırsat,
son bir hatırlatma, son bir uyarıdır. Siz bu satırları
okurken bir saat sonra hayatta kalacağınızdan emin olamazsınız.
Bir saat sonra hayatta olsanız bir sonraki saate erişeceğinizin
hiçbir garantisi yoktur. Saat değil bir dakika, hatta
bir saniye sonra bile hayatta olacağınız kesin değildir.
Bu kitabı sonuna kadar okuyup bitireceğinizin de hiçbir
garantisi yoktur. Ölüm size, büyük bir ihtimalle, bir
dakika öncesinde ölmeyi hiç aklınızdan geçirmediğiniz
bir anda gelecektir.
Mutlaka öleceksiniz, tüm sevdikleriniz de ölecek, sizden
önce ya da sonra mutlaka ölecekler. Bundan 100 sene
sonra dünya üzerinde sizin tanıdığınız hiçbir canlı
insan kalmayacak.
Her insanın, kendi hayatı hakkında bitmek tükenmek
bilmeyen planları vardır. Liseyi bitirmek, üniversiteye
girebilmek, mezun olmak, işsahibi olmak, ev sahibi
olmak, evlenip çoluk çocuk sahibi olmak, çocuğunu büyütmek,
emekli olmak, huzurlu bir hayata kavuşmak gibi... Bunların
dışında, herkesin, kendi içinde bulunduğu durum ve şartlara
göre daha binlerce konuda çok kapsamlı plan ve tasarıları
vardır.
Oysa bu planların hiçbirinin gerçekleşeceği kesin değildir.
Buna karşın ölüm, yüzde yüz gerçekleşecektir.
Yıllarca çalışıp çabalayıp üniversiteye giren bir öğrenci
okuluna giderken ölebilir. Ya da yeni işe giren bir
kişi işine giderken veya evlenenler düğünden dönerken
ani bir trafik kazası sonucunda ölebilirler. Başarılı
bir işadamı ise, işlerini çabuk halledebilmek, gideceği
yere daha çabuk ulaşıp vakit kazanmak ve daha çok şeyler
yapabilmek için uçak yolculuğunu tercih eder. Fakat
uçak düşebilir ve hayatı hiç düşünmediği şekilde son
bulabilir.
Geriye kalan planlarını gerçekleştiremeden, bir daha
asla tamamlanmayacak bir şekilde yarıda bırakarak, dönüşü
olmayan bir yere giderler... Oysa o gittikleri yer için
hazırladıkları hiçbir planları yoktur. Gerçekleştiremeyecekleri
planları yıllarca en ince ayrıntısına kadar düşünmüşlerdir,
ama gerçekleşeceği kesin olan ölüm hakkında hiçbir şey
düşünmemişlerdir.
Peki akla ve bilince sahip bir insan hangisine öncelik
vermelidir? Gerçekleşeceği kesin olan hakkında mı, yoksa
olmayan hakkında mı plan kurmalıdır? İnsanların bir
kısmı, kesin olmayana önem verirler. Hayatın hangi safhasında
olursa olsun bütün planlarını, gelecekte daha iyi ve
daha mükemmel bir hayata kavuşabilmek için yaparlar.
Eğer insan ölümsüz olsaydı, bu davranışgerçekten de
mantıklı olacaktı. Fakat bütün planlar, ölüm denen mutlak
sona mahkumdur. Bu nedenle, kesin olan ölümü bırakıp
kesin olmayanları önemsemek, kesinlikle akıl dışıdır.
Ama insanlardan bazıları, akıllarını kaplamışgarip
bir gaflet hali nedeniyle bir türlü bu açık gerçeği
fark edemezler. Uzun yıllar yaşayacaklarını hatta hiç
ölmeyeceklerini varsayarak sadece dünyada belirledikleri
hedeflere ulaşmak için çabalarlar. Ölümle birlikte başlayacak
olan gerçek hayatlarını düşünmezler. Ona yönelik bir
hazırlık yapmazlar. Hesap günü bu gerçekle yüz yüze
kaldıklarında ise telafisi olmayan bu büyük hatadan
dolayı çok derin bir pişmanlık duyarlar.
Bu broşür, insana bu çok önemli gerçekleri düşündürmek
ve hızla yaklaşan büyük olayı haber vermek için yazılmıştır...
Bu büyük olay, kesindir.
Dolayısıyla, düşünmekten kaçmak, hiçbir şekilde çözüm
değildir.
|